İzDüŞüMler
Sükut gibi münzevi ,çığlık gibi hürsünüz...
30 Aralık 2011 Cuma
20 Aralık 2011 Salı
Hafta Sonu Sinema Kuşağı
Bu hafta sonu nefis bir insanla tanıştım.Küçük bir kızken (Ahh ahh!) izlediğim "Uçurtmayı Vurmasınlar" filminin senaristi Feride Çiçekoğlu cumartesi günü seminerde konuğumuzdu.Çok güzel dolu dolu 2,5 saat geçirdik sayesinde.
Beğendiğim filmlerin senaristinin düşünce yapısını çok merak ederdim ki ilk defa bir tanesi ile karşılaşma şansım oldu.Bu yüzden Feride Hanım'la tanışmak benim için çok önemliydi.Senaryo yazma üzerine anlattıkları, tavsiye ettiği kısa filmlerle hepimizin ufkunu açtı diyebilirim.
80 li yıllarda düşüncelerinden dolayı dört yıl cezaevinde kalmış .Uçurtmayı Vurmasınlar,Parmaklıklar Ardında(Diziymiş sanırım),Sizin Hiç Babanız Öldü mü? o yılların izleri.
Uçurtmayı Vurmasınlar'ı izlediniz mi bilmiyorum ama izlemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim.Benim için klasik Türk Filmlerinden bir tanesi.Çok yalın ama derinden sarsan filmlerden.Yakın zamanda tekrardan izlemeyi düşünüyorum.Feride Hanım'ın sohbetinden sonra farklı bir gözle izleyeceğimi düşünüyorum.
Filmdeki İnci aynı Feride Hanım gibi.Düşünceleri.İnsanlara yaklaşımları,birikimleri...
Yine senaryolarından Umuda Yolculuk 1990 lu yıllarda en iyi yabancı film oskarını kazanmış.
Kendisi kadar tavsiyelerini de çok beğendim(k).Kısa filmlerin bu kadar lezzetli olduğunu bilmiyordum.Kendisiyle sohbet ederken Uzun metrajlı filmleri şiire,kısa filmleri Haiku'ya benzettiğimi söyledim.Aynı fikirdeymişiz.
Sonrasında İsrailli yönetmenin aşağıdaki kısa filmlerini paylaştı bizimle.Öncesinde senaryolarını okuduğumuz kısa filmlerden de çok etkilendim.İlginizi çekerse onlarıda aşağıda paylaşıcam sizlerle.
Bu birincisi.
http://www.youtube.com/watch?v=TYIxBRA5qjA
Bu da ikincisi.
http://www.youtube.com/watch?v=RpjHSiQLPmA
Bu da üçüncüsü.
http://www.youtube.com/watch?v=SrzpG7KI_0w
Cumartesi iyi senaryo...İyi senarist....Yaratıcı kısa filmler derken pazar günü sinemasız olmazdı elbet.
Ne zamandır çok beğenilerek anlatılan HUGO'ya gittim.Hugo'yu vizyonda görünce ön yargılıydım önceleri.
Nedense aklıma Tolga Abi ve Hugo'su geldi.Sonra seyredenlerin tavsiyesi üzerine araştırdığımda alakası olmadığını öğrendim.2011'in en iyi üç boyutlu filmi deniyordu ki hastasıyımdır.Ve insanın içine işleyen o mavi gözlerle tanıştım.
Uçurtmayı Vurmasınlar'daki Küçük Barış gibi etkiledi beni Hugo.
Ayrıca 1930'ların Paris'ini yaşamak hoştu.
Sinemayla dolu dolu bir hafta sonu oldu.Bu post konusu da tavsiyelerle dolu dolu oldu :)
Herkese keyifli bir hafta dilerim.
Etiketler:
Feride Çiçekoğlu,
Hugo,
Kısa Filmler,
Uçurtmayı Vurmasınlar,
yaratıcılık seminerleri
6 Kasım 2011 Pazar
Bayram Meşajı
Selamlar,hörmetler blog ahalisi.
Yine bir kurban Bayramı veçhilesi ile post yazıyorum ama alıcılarınızın ayarlarıyla oynamanız gerekebilir.Çünkü bayramı seven ama kurban olayını sevmeyen biri olarak yazıyorum.
Vejeteryan değilim ama yılın her sene bu zamanlarında doğal olarak vejeteryan oluyorum.
Çünkü taze @ kokusuna tahammülüm yok.
Kan kokusuna hiç yok.Öyle kan kokusundan eter koklamış gibi bayılan hanım ablalardan da değilim ama sevmiyorum işte.Adım başı taze @ ve kan kokusu uyuz ediyor beni.
Her taraf kana bulanık.E haliyle bunalıyorum ben de.
Televizyonlarda kendini kesen acemiler,kaçan boğalar, yarı ilkel toplumlardaki gibi onları yakalamaya çalışan avcımsılar vesaire vesaire.Öyle bir hal alıyor ki kan kokusu sanki İstanbul'da değil , Transilvanya'daki vampirler gibi hissediyorum şu üç dört günde kendimi.
Tamam dini vecibe v.s saygım sonsuz ama uyuz oluyorum bazı şeylere.
Az evvel okuduğum bir mailde Ankara makro markette deve satılıyormuş.Ve oradan satın aldıkları develeri kesen develer varmış.
Deve kesmek ne ya?İlk kez duydum.THY açılışında peronda kesmeye çalışan develeri duymuştum ama o sayılmaz.
Şimdi bu arkadaşlar dinazorlar yaşıyor olsa kesin Brachiosaurusfilan keserler diyorum içimden.
En büyüğünü kesince daha büyük bonus sevap kazanıyosun herhalde ?
O yüzden bu zamanlarda bayan temel reyiz gibi olmak en iyisi.
Annemin yaptığı ıspanaklı börekleri zulaladım.Dört gün evden çıkmadan sadece onları bile yiyebilirim. O derece!
Neyse bayram günü bölücülük yapmayayım halet-i ruhiyem budur ama hepiciğinizin bayramı kutlu olsun a dostlar.
Sevgi,huzur,sağlık,mutluluk...Kansız ve zorsuz hep sizinle olsun.
Sevgiler.
Etiketler:
kurban'lık
29 Ekim 2011 Cumartesi
27 Ekim 2011 Perşembe
GÜLÜMSE
Bu resim dün'den kalan güzel bir hatıra.Belediyeye Van için yollanan yardım paketlerinden birinde çocuk kıyafetlerinin üzerine koyulmuş.Minik eller eşyalarını paylaştığı kardeşlerine bir de moral vermek istemiş herhalde.Sıcacık güneşli bir günde gülen yüzler ayakta sapasağlam evler:)
Fotoğrafladık .
Hem kalbime hem de buraya yazdım.
Unutulmasın...Darlanınca bakılsın...Güneşli günleri ve gülen yüzleri hatırlatsın gülümsetsin diye...
Etiketler:
gülümse,
Van için tek yürek
24 Ekim 2011 Pazartesi
Üzülüyorum!
Galiba yaşlandım.
Galiba kafayı yedim.
Galiba şu son günlerde yaşanan üst üste felaketlerden sonra sakinliğimi,sağ duyumu kaybettim.
Felaketlerin ardı arkası kesilmiyor.
Şimdi de deprem!Doğudaki vatandaşlarımız çaresiz.Toprak altındalar.Haberleri izlemeye çalışıyorum Orada karga tulumba kendi imkanlarıyla enkazlarda debelenen insanları görüyorum.O enkazların yamacında sevdiklerine yardım isteyenlere,çığlık çığlığa ağıtlar yakanlara dayanamıyorum.Mangalda kül bırakmayan devlet büyüklerinin neden hala orada bir koordinasyon sağlayamadıklarını anlayamıyorum.
Hepimizin aynı ipe dizili tespih taneleri gibi birbirimize bağlı olduğumuzu imamenin dağılırsa her birimizin tarumar olacağını birliğin ve bereberliğin sağlanması gerektiğini düşünüyorum.
Fikirler,inançlar ne olursa olsun insanların kin ve nefret duygularıyla birbirlerine saldırmalarına,dişlerini vahşi hayvanlar gibi birbirlerinin etine geçirmeye çalışmalarına dayanamıyorum.İnsanlığımdan utanıyorum.
Çaresizliği ilk kez bu kadar derinden yaşıyorum.Hamasi duygularla gaza gelen insanların içinde kendi tanıdıklarımıda görüyorum.
Hayvanla insan arasındaki o ince çizgiyi geçemeyenlere üzülüyorum.
Üzülüyorum.
Kahroluyorum.
Galiba kafayı yedim.
Galiba şu son günlerde yaşanan üst üste felaketlerden sonra sakinliğimi,sağ duyumu kaybettim.
Felaketlerin ardı arkası kesilmiyor.
Şimdi de deprem!Doğudaki vatandaşlarımız çaresiz.Toprak altındalar.Haberleri izlemeye çalışıyorum Orada karga tulumba kendi imkanlarıyla enkazlarda debelenen insanları görüyorum.O enkazların yamacında sevdiklerine yardım isteyenlere,çığlık çığlığa ağıtlar yakanlara dayanamıyorum.Mangalda kül bırakmayan devlet büyüklerinin neden hala orada bir koordinasyon sağlayamadıklarını anlayamıyorum.
Hepimizin aynı ipe dizili tespih taneleri gibi birbirimize bağlı olduğumuzu imamenin dağılırsa her birimizin tarumar olacağını birliğin ve bereberliğin sağlanması gerektiğini düşünüyorum.
Fikirler,inançlar ne olursa olsun insanların kin ve nefret duygularıyla birbirlerine saldırmalarına,dişlerini vahşi hayvanlar gibi birbirlerinin etine geçirmeye çalışmalarına dayanamıyorum.İnsanlığımdan utanıyorum.
Çaresizliği ilk kez bu kadar derinden yaşıyorum.Hamasi duygularla gaza gelen insanların içinde kendi tanıdıklarımıda görüyorum.
Hayvanla insan arasındaki o ince çizgiyi geçemeyenlere üzülüyorum.
Üzülüyorum.
Kahroluyorum.
Etiketler:
üzülüyorum
21 Ekim 2011 Cuma
SAĞOLSUN !
Babalar,evlatlar sağ olsun .Gerisi hikaye,ağız dolusu lakırdı.Şu anda buraya yazmak istediğim kan kırmızısı küfürler var ama susuyorum.Gidenler geri gelmeyecek çünkü.Uğur Gürsoy'un bu karikatürü nokta atışı olmuş duygularıma.Allah rahmet eylesin.Ailelerine sabır versin.
Etiketler:
acı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






