
Dün Sunay Akın'ın dinletisindeydim.Yine suda taş kaydırırcasına bizi tarih sayfalarının arasında bir gezintiye çıkardı.Sayfalardan biri beni çok ilgilendiriyordu. "14 Kasım" dedi Orhan Veli'nin ölüm yıldönümü ..
Çok sevdiğim bu şairin genç yaşta ,belediye çukuruna düştüğünü,çukurdan çıkıp üzerini silkeledikten sonra yoluna devam ettiğini,2 gün sonra 36 yaşında beyin kanamasından öldüğünü yine Sunay Akın'dan dinlemiştim 5-6 yıl önce .
Halim Şefik'le tanışmıştım o gün .Sunay Akın yıllar önce çıkardıkları Edebiyat dergisi "yeni yaprak " için ilk röpörtajı Halim Şefik'le yaptığını anlattı çok güzel anekdotlar eşliğinde.
Orhan Veli'nin çocukluk arkadaşını .Ve onun ardından yazdığı muhteşem otopsi şiirini..
Orhan Veli'nin ölümünden sonra ,Cerrahpaşa Hastanesinde otopsiye alırlar genç şairi.Ertesi gün cenaze töreninde tabutunu taşıyanlar ellerine baktıklarında tabuttan sızan ve ellerine bulaşan kanı görürler.Çok etkilenir Halim Şefik ve şu şiiri yazar.
"..morgda açılınca kafatası
doktor beyler beyin gördüler
indirince ten kafesine neşteri
doktor beyler yürek gördüler
yürekte ne gördüler dersiniz
yürekte memleket gördüler
dünya gördüler
bir de dost gördüler
ama bu işte doktor beyler
dogrusu geç kaldılar
çok geç kaldılar..."
Nasıl güzel bir dostluk,nasıl hüzünlü bir anlatım ,sevdiğinin ardından ,nasıl naif yazılmış bir ağıt.Yine ilk dinlediğim gün kadar etkilendim bu kadim dostun yazdığı şiirden.
Sonra düşündüm dostluk ne demektir bir kez daha...