
Sırtındaki koca yükü taşırdı da
Kaderine yazılan ağır gelirdi
Gün boyu köşe başında ekmeğini bekleyen hamala
Arkasına bastığı ayakkabı gibiydi
Ezilen hayatı
Okşayamazdı çocuğunu
Nasır tutmuş ellerinden ötürü
Oysa sevgiyle dopdoluydu yüreği
Cüzdanının aksine
Tan yerinde başlardı daha kavgası
Akşam olupta bebeleriyle
Yer sofrasına bağdaş kurup
Bir kap yemeğe kaşık sallayabilmek için
Soğuk kış gecelerinde
Yorgun omuzlarının altındaki küçümen kafalara yorgan da olurdu
Tek odalı gecekondusunda
Damlamazdı gözlerinden yaş
Durmadan akan çatının aksine...
İzDüŞüNümLer