
-Lisedeyken ,sınıfça gittiğimiz basketbol maçlarında deli gibi tezahurat yapmayı özledim.
-Samsun'dayken ,arkadaşlarımla okul çıkışı kuğu pastanesine gidip, kuğu şeklindeki pastadan boynundan başlayarak yemeyi ve ağzımda dağılan çikolata sosunu özledim.
-Onunla ,buluştuğumda ,şarap-badem-kaşar peyniri eşliğinde saatlerce sıkılmadan yaptığımız sohbetleri özledim.
-Sabahları yiğenlerimin ani baskınları ve öpücük bombardımanlarıyla gözümü açmayı özledim.Her birinin yanıma yatmak için bir diğerini iterken hep birlikte yataktan düşmemizi özledim.
-Yurtdışı tatillerini, herkeslerden ayrı saatlerce sokaklarda dolaşmayı,tek başıma yeni yerler keşfetmeyi,yollarda kaybolup sonra güzel bir sokak kahvesinde kahvenin yanında hiç denemediğim değişik bir tatlı yemeyi özledim.
-Bayram sabahlarında bütün ailemle birlikte şen şakrak yenen kahvaltı sofralarını özledim.
-En yakın dostlarımın,beni düşünerek küçük süprizler yapmalarını özledim.
-İş yerinde, kendimi kaptırmışken messengerdan gelen o kocaman öpücük efektini ve yollayanını özledim.
-Kazım Koyuncu'yu özledim.
-İlkbaharı özledim.baharda ağaç polenlerinin uçuşmasını,etrafımda rengarenk giyinen insanları özledim.
-Apartmandaki komşularımızın ne olursa olsun pişirdikleri şeylerden bize ikramlarını ,"gelen tabak boş gönderilmez "diyen koltuğunda oturan küçük anneanneyi özledim.
-Köye gittiğimde ,süt fındık yemeyi seven bana fındık bahçelerine dadanan süne zararlısı muamalesi yapan dedemi özledim.
-En sevdiklerimle,hummalı programlar yapıp tatile gitmeyi özledim.
-Sabah evden arkadaşlarla kahve içmek için çıkarken,fikir değiştirip günü birlik seyahatler yapmayı özledim.
-Arabayla ,tek başıma uzun yola çıkmayı özledim.
-Yolculuklarda,gideceğim yere varmayı özledim.
-Havaalanında beni karşılamaya gelmesini özledim.
-Benim için yazılmış şiiri okumayı özledim.
-Üzerimdekilere değil ,söylediklerime değer veren insanları özledim.
-Yeşil erik ağacının en tepesine çıkıp cebimdeki tuz eşliğinde yemeyi özledim.
-Olimpos'ta yüzmeyi özledim.
- Olimpos'ta geceleyin kumsalda yıldızların altında ıpodumdan müzik dinlemeyi özledim.
-Foça'da kulaç attıkça kaçışan ,hareketsiz kaldığımda yaklaşan balıklarla yüzmeyi özledim.
- Etrafımda iyi niyetli insanlar görmeyi özledim.
-Yüzü gülen insanlar görmeyi özledim.
-Güzel bir şiir dinletisine onla gitmeyi özledim.
-Yazın gidilen piknikleri özledim.
-Karpuz kesilirken ,el çabukluğuyla karpuzun göbeğine yaptığım kapkaçları özledim.
-Karın içinde ,yuvarlanmayı ,kartopu savaşını,kardan denizkızı yapmayı özledim.
-Yokuşun başına çıkıp çocuklarla birlikte naylon poşetlerle sitenin ortasında kaymayı özledim.
-Tatil dönüşü böğürtlen için ,yol kenarlarında durup yanımdakilerin söylenmelerine kulak asmadan dikenlerin arasından böğürtlen toplamayı özledim.En aradakileri almak için ellerim dikenden çizilirken ,toplayabildiğim en güzel böğürtlenleri yemeyi özledim.
-Yol üstündeki köylerden geçerken ,yol kenarında bişeyler satan yaşlı teyzelerden-amcalardan birşeyler almayı ve onlarla sohbet etmeyi özledim.
-Güzel bir akşam yemeğinden sonra ,eve dönerken radyodan şarkı falı tutmayı ,sevdiğim bir şarkı denk geldiğinde bağıra bağıra şarkı söylemeyi özledim.
-Yol boyunca telefonuma gelen mesajları özledim.
-Yazın,dışarıda yapılan kahvaltıları özledim.Habersiz pazar kahvaltılarına baskın yaptığım arkadaşlarımı özledim.
-En çok,telefonumun ilk tuşuna kayıtlı "babacım "ı aradığımda "efendim kızım " diyen sesini kokusunu varlığını özledim...