
30 Mayıs 2009 Cumartesi
5 Mayıs 2009 Salı
HIDIRELLEZ
Bahar oldu aman
Al kese astım gül dalına
Adadım yarin adına
İki göz oda
Dağ yeşil, dallar yeşil
Uyandılar bayrama
Her gönül şen
Bir benim bahtım kara
Kokuyor buram buram
Fulyalar vakit tamam
Bir bana uğramadı
Bu bahar bayram
Ağlama hıdrellez
Ağlama be bana
Acı ektim yerine
Aşk yeşerecek
Başka bahara
Ne yolu var ne izi
Tanıdık değil yüzü
Dileğim Allah'tan
Aşk sözün özü
Sevdiğim yok, eşim yok
Ağardı bir gün daha
Ey benim şans yıldızım
Gülümse bana
SÖZ :SEZEN AKSU
MÜZİK:GORAN BREGOVİÇ
Bütün gün dinlediğim hıdırellez şarkımla yaptım girizgahımı.
Evet bugün hıdırellez...
Dilek kapılarımızın sonuna kadar açık olduğu ,Hızır ve İlyas peygamberin gül ağacında buluşacakları düşünülerek ,dileklerimizi ,umutlarımızı, gül fidanlarına iliştirdiğimiz gün bu gün.
Çocukken yaptığımız gibi ateş üzerinden hoppidi hoppidi atlayamadık belki.
Ama her sene olduğu gibi ,karikatürden hallice şekillerle ,olmadı nesir halinde dileklerimizi sıraladık.Kırmızı keselerimize bozuk paralarımızı ilave ettik.Sağlık ,mutluluk diledik.Okuduk üfledik.Ve gül fidanının dalına astık..
Bu sene kuzenlerimin dilekleriyle birlikte bizim gül fidanı noel ağacına döndü .Yarın sabah kalkıp erkenden ,keselerimizi alıp denize atacağız.Herkes birbirini tembihliyor."Benden önce kalkarsan sakın benimkini okuma !!!"
Her sene hıdırellezim bir ritüel şeklinde geçiyor.Geçen sene misafir gittiğim arkadaşımın evinde gül fidanı bulamayınca ,arabaya atlayıp,cebimde dileklerimle birlikte yola koyuldum.Nöbetçi eczane arar gibi bir fidanlık bulup, bir gül fidanı almıştım.Seyyarda olsa dileklerimi gül fidanına iliştirmiştim huşu içerisinde.
Bir önceki sene daha teraneli geçmişti.Önce fotoğraf çektiğimiz gurupla Ahırkapı Hıdırellez şenliğine gidip iyice bir eğlenmiştik.Aynı gurupla gece onikide otobüse atlayıp,Edirne'deki Kakava şenliklerine gitmiştik.Oradaki roman vatandaşlarımızın gün doğmazdan önce , dere başına gelip, yaptıkları eğlenceleri, fotoğraflamıştık.Sonrasında bıçkın delikanlıların dereye atlamalarıyla gaza gelip, bizde dileklerimizi derenin sularına atıp, uykusuz bir şekilde İstanbul'a geri dönmüştük.
Kakava'ya bu sene de gitmek istedim kısmet değilmiş.
Her yörede bugüne ait inançlar ve kutlamalar farklı oluyor. .
Yaşar Kemal'in Binboğalar Efsanesi'nde anlatılan Hıdırellez kutlamalarını okurken çok kıskanmıştım.Orada öyle bir yazmış ki insanın o aşirette, o zamanlarda doğup, o efsaneleri yaşlıların dizleri dibinde dinleyesi geliyor.
...
Efsaneye göre 5 mayısı 6 mayısa bağlayan gece hızır ve ilyas peygamberler kayan iki yıldız şeklinde ,iki ayrı yönden gelip birleşirler ve yeryüzüne inerler..
O birleşme anında tüm akarsular durur ve bir anlığına börtü böcek sessizliğe bürününür...
Bu birleşme anını sadece yüreğinde kötülük,içinde fesat olmayanlar farkedebilir..
Ve buna tanık olan ne dilerse olurmuş derler..
Kitapta hikayesi anlatılan aşiret iskan kanunu gereğince yersiz yurtsuz kalma tehlikesi içindedir..
Tek umut hıdırelleze bağlanmıştır..
Aşirette en saf,en iyi niyetli,en kalbi temiz kim varsa o gece dilekte bulunacaktır...
Aşiret için yaylak,koyunlar için otlak ve çadırlarını kurmak için güvenli bir düzlük..
Üç kişi seçilir ve nehir kenarına otururlar yanyana..
Geceyarısına yakın..gözleri yıldızlarda,kulakları kirişte..
İlk ceren görür gökyüzünde kayıp birbirine kavuşan iki yıldızı,hızır ve ilyas'ıı..
Aşiret için dilemesi gerekenleri unutur ve dağlarda eşkıya olan biricik aşkına kavuşmayı diler diğer ikisine güvenerek..
Sonra köyün yaşlı emmisi duyar akarsuyun durduğunu..
Aşiret için..derken sonuna geldiği ömrü gelir aklına ve biraz daha ömür dileyiverir tanrıdan..
Son tanık 6-7 yaşlarında bir çocuktur..
Aşiret aklına bile gelmez babasını görmeyi diler.ve böylece aşiret devam eder yersiz yurtsuz serüvenine.. Daha fazlasını kitabın devamında okuyabilirsiniz.
Uzun lafın kısası arkadaşlar ...
Gül fidanına asanında ,Yastığa başını koyup dileğininde herkesin keseciklerindeki ,gönüllerindeki duaları kabul olur inşallah.
Sezen'in dediği gibi acı ektiğiniz yerlerde dilekleriniz yeşersin.
Etiketler:
Binboğalar Efsanesi,
Hızır,
İlyas Peygamber,
sezen aksu,
Yaşar Kemal
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)